Haydi, zihnimizde kurguladığımız dünyanın dışına çıkıp, artık gerçek dünyayla yani hayatın ta kendisiyle, gerçek "gerçeklerle" yüzleşelim. "Uzun süredir isteyip de sahip olamadığımız ne var?" buna karar verelim ilk önce. Korkmayın, o istediğiniz şeye hiç kavuşamayacağınızı falan söylemeyeceğim ama mevcut halinizle buna kavuşamayacağınızı söyleyeceğim. Hiçbir şey yapmadan o çok istediğinizi şeye ya da şeylere kavuşamazsınız. Ne yazık ki o tür şeyler ancak polyannacılık kokan kitaplarda, film ya da dizilerde olur ancak. Bu yazıyı okuyan kişi, evet sen, sana diyorum, kalk bir aynaya bak, güzelce baştan aşağı süz kendini. Sonra gözlerine bak, kendinle göz göze gelmiş olmaya ne kadar dayanabileceksin? ...ve bunu yaparken neler düşüneceksin? Bu sorulara vereceğin cevap aslında belirleyici olacak. Mesela sen daha kendi gözlerine uzun uzadıya bakamazken, o çok sevdiğin kızın senin gözlerine bakmasını nasıl beklersin? Söz gelimi istediğin iyi bir iş olsun, bir işe başvurmuş ama kabul edilmemiş ol ve kendini torpilim yoktu, o yüzden olmadı yalanlarıyla avut. Bak kardeşim aynaya, bak gözlerine ve aynada gördüğün kişinin gözlerinin içine bakarak şu soruyu sor, "sen bu işi hak edecek ne yaptın, ne kadar iyisin, bilgilisin?" sor hadi. Cevabın ne, bu cevabı bana değil kendine ver. Vermeye cesaretin var mı? Ne yazık ki bir şeyi düşünerek, ya da sadece isteyerek ona sahip olamıyoruz. Keşke çok yiyip kilo vermek mümkün olsa, keşke bilgisizce okullar bitirilip iş sahibi olunabilse, keşke sevdiğin kız sen ona söylemeden sana gelip seni sevdiğini söylese... Kulağa ne kadar ütopik ve gerçekten uzak geliyor değil mi? O zaman kalk, aynaya bak ve kendine bir söz ver, daha çalışkan olacağım de, daha cesur olacağım de, daha iyi olacağım de. Bunları yaparsan istediğin şeyin ta kendisi olmasa da bir eşdeğerine, belki de daha iyisine sahip olabilirsin. Hadi kalk, ne duruyorsun?
Yorumlar
Yorum Gönder